Reklam

Niloya Yapboz

Niloya Yapboz - En güzel ve en yeni Niloya Oyunları.

Niloya Yapboz; Sevimli kahramanımız Niloya, dedesi ve kardeşiyle kamyonetin arkasında şehre doğru giderken görüntülendikleri resmin yapboz parçalarını bir araya getirmenizi istiyor. Zorluk derecesine göre 12, 20,30, 42, 56 parçaya ayırarak, puzzle parçalarını mouse yardımıyla birleştirerek resmin ortaya çıkmasını sağlayabilirsiniz.


Niloya Yapboz

İstanbul Muhafızları 22. Bölüm Tophane-i Amire

İstanbul Muhafızları 22. Bölüm Tophane-i Amire

İstanbul Muhafızları 22. Bölüm Tophane-i Amire - İstanbul Muhafızları Elif, Mehmet, Zeynep ve Ali topu en yükseğe atma oyunu oynarken çınar onları yanına çağırır. Çınar çocuklara yeni göreve hazır mısınız diye sorup yeni görevlerini anlatır. Bu kez Gürgen futbola merak sarmış bununla ilgili planlarına başlamıştır.

Bu sırada Gürgen atölyesinde yeni planları üzerinde çalışırken Azmi bu seferki hedefimiz neresi diye sorar. Gürgen Tophane-i Amire der ve sebebini anlatır. ''Bir kaç gün önce okulda öğretmeni Gürgen'i sözlüye kaldırıp Tophane-i Amire kim tarafından hangi amaçla yaptırılmıştır diye sorar. Gürgen sorunun cevabını bilmediği için o anda başka bir şey uydurur. Öğretmen kendisine kızınca Tophane-i Amire'yi futbol topu fabrikasına çevirmeyi kafasına koyar'' Azmi ve Gürgen zaman kaybetmeden günümüzde sanat merkezi olarak kullanılan Tophane-i Amire'ye giderler. Yanlarında küçük bir top fırlatma makinesi ve futbol topları götürürler. Gürgen kendi icadı olan cisimleri büyüten makine ile top makinesini büyütüp topları yakınlarda bulunan Beşiktaş stadına fırlatmak istemektedir. Bu sırada İstanbul Muhafızları'da gelmiş ileriden onları izlemektedir.


Zeynep buranın Fatih Sultan Mehmet tarafından savaş topu döktürmek için yapıldığını arkadaşlarına söyler. Daha sonra hep birlikte Mehmet'in planını uygulamaya geçerler. Azmi ve Gürgen içeriye girmeden önce kendileri girip iki tarafa sis makinesi yerleştirip sütunlara tırmanırlar. Gürgen içeriye gelip küçük top fırlatma makinesini yeni icadı ile büyütür. İçine bir futbol topu yerleştirip ateşler. İki kafadar kulaklarını kapatıp topun patlamasını beklerler. Bu sırada çocuklar yukarıdan aşağıya sarkıp makinenin içindeki topu çıkarıp içine bir balon yerleştirirler. Top patlayınca içinden top yerine balon çıktığını gören Gürgen Azmi'ye kızar. Sonra yine aynı şekilde topu terleştirirler fakat top yerine yine balon çıkar. Bir süre sonra çocuklar sis makinelerini çalıştırıp etrafı sisle kaplarlar. Ortalık göz gözü görmeyince Azmi ve Gürgen'i yakalayıp havan topunun içine yerleştirirler. Ali topu ateşleyip iki kafadarı fırlatır. Bir görevi daha başarıyla tamamlayıp çınarın yanına dönerler.

İstanbul Muhafızları 21. Bölüm Taksim Tünel

İstanbul Muhafızları 21. Bölüm Taksim Tünel

İstanbul Muhafızları 21. Bölüm Taksim Tünel - Ali yolda çınara doğru yürürken arkadaşlarını ilginç bir oyun oynarken görür. Bu oyunun adı gıngıçdır. Gıngıç tahteravalli gibi dengede duran bir tahtaya asılıp sırayla birbirini havaya kaldırma oyunudur. Çocuklar gıngıçla eğlenirken çınar sinyal gönderip yanına çağırır. Gürgen'in bu defa ulaşım araçlarına el attığını söyler. Çocuklar vakit kaybetmeden yola çıkıp bir plan yaparlar. Gürgen'in Taksim tüneline saldıracağını düşünen çocuklar ikiye ayrılırlar. Mehmet ve Zeynep Beyoğlu çıkışında, Ali ve Elif de Karaköy kapısında bekleyeceklerdir.

Bu sırada Gürgen ve Azmi Gürgen'in önceden açtığı gizli tünelden Taksim tüneline doğru gitmektedirler. Gürgen öğretmenin sorduğu tünelle ilgili soruya cevap veremediği için sözlüden kalmıştır. Bu yüzden taksim tüneline zarar vermeyi kafaya koymuştur. Tünelin iki çıkışı vardır. Gürgen buraya bir tünelde kendisi kazıp metro trafiğini birbirine katmak için planını devreye sokar. Metrolardan birini ittirerek kendi tüneline götürmek ister. Zeynep ve mehmet uzaktan onları izler. Bunlara bir ders vermenin zamanı geldi diye düşünen Mehmet Zeynep'e metronun sistemine girmesini söyler. Zeynep tabletten sisteme girip metroyu çalıştırır. Gürgen ellerinden kayıp giden vagonu tutmak için önüne geçip durdurmaya çalışır. Bu sırada Zeynep karşıdaki vagonu da çalıştırır. Gürgen karşıdan üzerine doğru hızla gelen metroyu görünce korkudan bağırmaya başlar. Zeynep hemen makası değiştirip iki metro birbirine çarpmadan engeller. Bu korku Gürgen'e iyi bir ders olmuştur. Hepsi bir araya gelen çocuklar korkmuş Gürgen ve Azmi'yi de arkalarına alarak bir hatıra fotoğrafı çektirirler.

İstanbul Muhafızları 20. Bölüm Rumeli Feneri

İstanbul Muhafızları 20. Bölüm Rumeli Feneri

İstanbul Muhafızları 20. Bölüm Rumeli Feneri - Güneşli güzel bir günde İstanbul Muhafızları piknik yapmaya giderler. Hamaklarını kurup yiyeceklerini hazırlarlar. Bir süre sonra voleybol oynamaya başlarlar.  Ne tesadüftür ki o gün Azmi ve Gürgen de aynı yere piknik yapmak için gelirler. Gürgen çocukların oyunlarını bozup alanı terk etmelerini söyler. Çünkü Azmi ile birlikte futbol oynamak istemektedir. Tabi ki çocuklar bunu kabul etmez. Bunun üzerine Gürgen bir futbol maçı yapmayı, kaybeden takımın alanı terk etmesini teklif eder. Böylece Azmi ve Gürgen'e karşı Mehmet ve Ali maç yapmaya başlarlar. Fakat çocukların unuttuğu bir şey vardır. Gürgen çok iyi futbol oynamaktadır. Peş peşe golleri sıralarken Mehmet ve Ali'nin morali bozulur. Bir ara Gürgen'in aklına bir yerlere saldırı planı gelince konsantrasyonu bozulur ve kendini oyuna veremez. Böylece maçı Mehmet ve Ali kazanır.

Akşam üstü çocuklar çınarın yanına yaşadıklarını anlatmak için giderken, Gürgen de yeni planları için atölyesine kapanır. Uzaya gitmeyi çok isteyen Gürgen bir roket yapar. Roketi bir kayığa koyup Azmi ile birlikte piknik yaptıkları yerin yakınlarında bulunan Rumeli Feneri'ne gelirler. Gürgen'in amacı Rumeli Feneri'ne roket bağlayıp onu bir uzay mekiğine çevirmektir. Böylece hem uzaya gidebileceğini hem de İstanbul'un tarihi yapısına zarar vereceğini düşünür.

Çocuklar çınara olan biteni anlatırken bir anda çınar sinyal almaya başlar. Çocuklara Gürgen'in Rumeli Feneri'ne zarar vereceğini söyler. Zaman kaybetmeden İstanbul Muhafızları Rumeli Feneri'ne giderler. Fener'in yüksekliği 30 metredir. Ali yükseklikten korktuğu için aşağıda beklerken diğerleri yukarıya çıkıp Gürgen'i ararlar. Yukarıda bulamayınca tekrar aşağıya gelirler. Bu sırada Gürgen karşılarına çıkar. Çocuklar tam üzerine doğru yürürken Gürgen Azmi'ye planı devreye sokmasını söyler. Azmi teknenin içinde büyük bir aynayı fenerin camına doğru tutar. Ayna ve camdan yansıyan güneş ışığı çocukların gözüne gelip hareket etmelerini engeller. Uzaya gitmek için bütün engelleri aştığını zanneden Gürgen tam roketi ateşleyecekken Ali fenerin ışığını yakar. Işık Azmi'nin gözüne gelince elindeki aynayı bırakır. Böylece yansıyan güneş ışığı çocukların gözünden gider. Yine Gürgen'in planları bozulmuştur. Elif yanında getirdiği topa öyle bir şut çeker ki top Gürgen'in yüzünde patlar. Gürgen can havliyle kaçarken çocuklar bir görevi daha tamamlamanın mutluluğunu yaşar.

İstanbul Muhafızları 19. Bölüm Caferağa Medresesi

İstanbul Muhafızları 19. Bölüm Caferağa Medresesi

İstanbul Muhafızları 19. Bölüm Caferağa Medresesi - Elif, Mehmet ve Ali yolda hangi oyunu oynayacaklarını konuşarak çınara doğru gidereler. Zeynep ise çınarın yanında yeni ilgi alanı olan ebru sanatını yapmaktadır. Çocuklar gelip Zeynep'in yaptığı ebru çalışmasını görüp çok beğenirler. Ali bunu yapmayıo nereden öğrendin diye sorar. Zeynep tarihi Caferağa Medresesinde bulunan bir kursta öğrendiğini söyler. Bunun üzerine Ali'yi de alıp kendi gittiği kursa götürür. Çınarın yanında kalan Elif ve Mehmet ise biz de kendi kendimize öğrenelim deyip kolları sıvarlar.

Yine bir gün Gürgen okulda müzik dersinde arkadaşlarına flüt çalar. O kadar kötü çalıyordur ki öğretmen müdahale etmek zorunda kalır. sıra Hasan'a geldiğinde Hasan Ney üflemek istediğini söyler. Yanında getirdiği neyi üfleyip bütün sınıfı mest eder. Gürgen bile neyden çok etkilenmiştir. Bunu çalmayı nereden öğrendin diye Hasan'a sorar. Hasan Caferağa Medresesinde bulunan bir kursta öğrendim diye cevap verir. Zaman kaybetmeden Gürgen Azmi'yi de alıp Medreseye gider. Azmi neden burada olduklarını merak eder. Gürgen ney çalmayı öğreneceğiz deyip elindeki neyi üfler. Fakat neyden bir türlü ses çıkmaz. İyice sinirlenir. Gürgen az ileride ebru yapan Zeynep ve Ali'yi görüp yanlarına gider. Sizin ne işiniz var burada der. Zeynep ebru yapıyoruz sen ne işler karıştırıyorsun der. Gürgen sinirle yerine gider. Öğretmeni Gürgen'i yerinde bulamadığı için dersi aksatıyor diye babasına şikayet eder. Bunu duyan Gürgen iyice kızıp Caferağa Medresesine saldırmaya karar verir. Elif ve Zeynep olan biteni haber vermek için arkadaşlarının yanına giderler.

Bu sırada çınar sinyal gönderip çocuklara Gürgen'in harekete geçmek üzere olduğunu söyler. Dört arkadaş zaman kaybetmeden caferağa Medresesine doğru yola çıkar. Medreseye geldiklerinde Zeynep arkadaşlarını bilgilendirir.'' Bu tarihi bina 1559'da Caferağa tarafından Mimar Sinan'a yaptırılmıştır. İçerisinde 15 sınıf ve bir büyük salon bulunmaktadır.'' Gürgen çocuklardan önce gelip flüt çalarak içerideki herkesi kaçırır. Medresede kimse kalmayınca düzeneğini kurar.  Kendisi çalıyor gibi yapmak için bir piyanonun içine müzik çalar yerleştirir. Diğer taraftan Medereseye zarar vermek için her türlü düzeneği yapar. Çocuklar geldiğinde Gürgen'in içeride piyano çaldığını görünce bunda bir iş var diye düşünüp ikiye ayrılırlar. Elif ve Ali Gürgen'in yanına gelip nasıl böyle güzel çalabiliyorsun diye sorarlar. Gürgen size başka bir şey çalayım der ve elindeki müzik çalardan bir şarkı seçer. Zeynep ve Mehmet gizlendikleri yerden Gürgen'in sahtekarlık yaptığını anlarlar. Diğer taraftan Mehmet bu piyanodan şüphelenir. Gürgen tam patlayıcıları harekete geçirecek tuşlara basmak üzereyken Zeynep yanında getirdiği bumerangı fırlatır. Bumerang piyanonun kapağına çarpar ve Gürgen'in parmaklarının üzerine düşer. Gürgen can havliyle bağırmaya başlar. Çocuklar Gürgen Caferağa Medresesine zarar vermeden onu durdururlar. Gürgen ve Azmi oradan kaçar. Çocuklar ise bir görevi daha başarıyla tamamlamanın mutluluğunu yaşar.

Pepee Zulu'nun Doğum Günü Halayı

Pepee Zulu'nun Doğum Günü Halayı

Pepee Zulu'nun Doğum Günü Halayı - Pepee ve kuzeni Şila çayırda kendi kendilerine halay çekmeyi öğrenirken Şuşu onlara seslenir. Pepee ve Şila'nın morali bozuktur. Çünkü bugün Zulu'nun doğum günüdür. Pepee ve Şila ona sürpriz bir dans gösterisi yapmak isterler fakat akıllarına bir fikir gelmez. Şuşu onlara Zulu'nun kardeşlerinden yardım istemelerini söyler. Bu fikir çocukların hoşuna gider ve soluğu Zulu'nun kardeşi Zuku'nun yanında alırlar. Ondan Zulu'nun doğum günü için hazırlayacakları dans gösterisi için yardım isterler. Diğer kardeşlerini de al gölün kıyısında buluşalım derler.

Çok geçmeden Zulu'nun yedi kardeşi buluşma yerine gelir. Hep birlikte Zulu için halay gösterisi yapmaya karar verip halay kıyafetlerini giyerler. Zulu'nun yedi kardeşi, Pepee ve Şila toplamda dokuz kişi olurlar. Fakat bir sorun vardır. Pepee ve Şila halay çekmeyi bilmezler. Bu yüzden onlar davul ve zurna çalmaya karar verirler. Halay için herşey hazır olunca sıra süslemelere gelir. Hazırlıklar tamam olunca Zulu'yu çağırırlar. Zulu geldiğinde Pepee ve Şila davul zurna çalmaya başlar. Kardeşleri de halay çekerler. Gördükleri karşısında Zulu çok duygulanır. Sonra o da halaya katılır.

İstanbul Muhafızları 18. Bölüm Çemberlitaş

İstanbul Muhafızları 18. Bölüm Çemberlitaş

İstanbul Muhafızları 18. Bölüm Çemberlitaş - Mehmet ve Elif çınarın gölgesinde çamurdan vazo yaparken Zeynep ve Ali de Zeynep'in Karadenizlilerden görüp etkilendiği bir icadı yapmaya çalışmaktadırlar. Bu icat bir nevi basit bir teleferiktir. Tamam olunca teleferiğe binip yukardan Mehmet ve Elif'e el sallarlar. Bu esnada çınar sinyallerini gönderip onları yanına çağırır. Çocuklar merakla gidip neler olduğunu sorarlar. Çınar Gürgen yine bir işler peşinde bununla ilgili sinyaller alıyorum der.

Azmi Gürgen'in atolyesine gelip onu orada göremeyince aramaya başlar. Bir köşede duran çadırı görüp içine bakar. Gürgen orada bir şeyler yapmaktadır. İşi bitince ne yaptığını Azmi'ye gösterir. Gürgen çadırın içinde kendi astronot kıyafetli heykelini yapmıştır. Bu heykeli en çok yakışacak yere koyacağını söyleyip, geçen gün okulda öğretmenin anlattıklarını hatırlar. ''Bizans İmparatoru 1. Konstantin için İstanbul'a bir sütun yaptırılmıştır. Bu sütunun üzerine imparatorun heykeli koyulmuştur. Daha sonraları o sütunun üzerine şehre sahip olan büyük hükümdarların heykelleri inşaa edilmiştir. Fakat günümüzde üzerinde herhangi bir heykel bulunmamaktadır. Bu sütun Çemberlitaş sütunudur.''İşte bu yüzden Gürgen heykelini Çemberlitaş'ın üzerine koymak ister. Heykelini kendi icadı olan vinçle Çemberlitaş'a götürür.

Bu sırada çınar çocuklara Gürgen'in Çemberlitaş'a doğru yola çıktığını söyler. Çocuklar gerekli malzemeleri yanlarına alıp yola çıkarlar. Çemberlitaş Sütununun yanına geldiklerinde çoktan Gürgen heykelini sütunun üzerine dikmiştir. Zeynep hemen tabletinden burayla ilgili bilgileri arkadaşlarına aktarır. Bu sütun M.S 330 yılında Bizans İmparatoru adına dikilmiştir. Daha sonraki yıllarda bazı hükümdarlar güçlerini belli etmek için üzerine heykellerini diktirmişlerdir. Çocuklar hemen mahalleye dönüp Zeynep'in teleferiğini getirirler.

Gürgen ve Azmi eve gidip televizyonu açarlar. Heykelle ilgili bir haber varmı diye bakarlar. Haberlerde Gürgen'in heykeli vardır. Gürgen keyifle izlerken yanı başında İstanbul Muhafızlarını görüp heykelini yıkmalarından korkar. Hemen vinçe binip yeniden Çemberlitaş'a giderler. Orada çocuklarla karşılaşırlar. Ali ve Mehmet Gürgen'i oyalarken Zeynep ve Elif teleferik ile sütunun tepesine ulaşırlar. Elif elindeki çekiç ile heykeli kırmaya başlar. Gürgen aşağıdan yapma etme dese de ona ders vermek için heykeli kundaktaki bebek heykeline çevirirler. Gürgen Azmi'ye vinçimi getir diye bağırır. Azmi vinçi sürmeye başlar ama durdurmayı bilmediği için duvara çarpar. Gürgen heykelinden sonra vinçinin de mahvolduğunu görünce çıldırır. Çocuklar bir görevi daha tamamlayıp çınarın yanına dönerler.

İstanbul Muhafızları 17. Bölüm Feshane

İstanbul Muhafızları 17. Bölüm Feshane

İstanbul Muhafızları 17. Bölüm Feshane - Mehmet ve Elif güzel güneşli bir günde eğlenmek için Feshane Dünyası Çocuk Eğlence Parkına giderler. Atlı karıncaya binmek için sıraya girerler. Sıranın ön taraflarından tanıdık bir ses gelir. Gürgen arkadaşı Hasan ile birlikte eğlenmeye gelmiştir. O da çocukları fark eder. Sıra geldiğinde hepsi bir atlı karıncaya binerler. Hasan, Elif ve Mehmet atlı karıncadan hiç korkmaz fakat Gürgen çok korkmaktadır. Bunu fark ettirmek istemese de bir süre sonra korkudan bayılır. Gözünü açtığında hastanede olduğunu fark eder. Başucunda sağ kolu Azmi beklemektedir. Gürgen sinirle yataktan kalkıp Azmi'nin uyarılarını dinlemeden hastaneden çıkar. Bir an önce atolyesine gidip planlar yapmaya başlar. Bu sefer ki hedefi Feshane'dir. her şey hazır olunca Feshane'ye doğru yola çıkarlar.

Bu sırada Mehmet ve Elif zaman kaybetmeden Ali ve Zeynep'in yanına gidip olan biteni anlatırlar. Onlar aralarında konuşurken çınar sinyalini gönderip yanına çağırır. Çocuklar çınarın yanına gidip neler olduğunu sorar. Çınar Gürgen yine bir işler peşinde, bu kez Feshane'ye saldırmak için yola çıktı der. Bunu duyan çocuklar hemen Feshane'ye giderler.

Gürgen ve Azmi Feshane'ye gelip hazırlıklarını yapmaya başlarlar. Bu sırada İstanbul Muhafızları da gelip etrafta onları aramaya başlar. Feshane çok büyük bir yer olduğu için onları bulmak o kadar da kolay değildir. Gürgen ve Azmi'yi ararken bir taraftan Zeynep tabletten burayla ilgili bilgeleri okur. ''Feshane 1826 yılında 2. Mahmut tarafından inşaa ettirilmiştir. Yeni kurulan ordunun üniformalarının dikilmesi için bir fabrika olarak yaptırılmıştır. daha sonraları memurlar için fes üretilmek için kullanılmıştır. Bu yüzden adı Feshane'dir. Günümüzde Fuar ve Kültür Merkezi olarak kullanılmaktadır.''

Gürgen ve Azmi bütün mekanizmayı ayarladıktan sonra sakin sakin salıncakta sallanmaktadırlar. Onları gören çocuklar bu işte bir terslik olduğunu anlarlar. Gürgen çocuklara fark ettirmeden cebinden çıkardığı bozuk parayı gondolu çalıştıran makineye atar. Gondol bir anda çalışmaya başlar. Gondol yükselince gerilen ip dönme dolabı çalıştıran kolu çeker. Böylece dönme dolapta çalışmaya başlar. Dönme dolap döndükçe ona bağlı olan ip gerilip atlı karıncayı çalıştırır. Çocuklar son anda oyuncakların nasıl kendi kendine çalıştığını fark ederler. Son olarak tırtıl çalışmadan çocuklar mekanızmayı durdurur. Çünkü Gürgen'in planı sayesinde tırtıl çalışmaya başlayınca Feshane yerle bir olacaktır. Çocuklar son anda büyük bir faciayı önlerler. Gürgen ve Azmi tırtıla doğru koşarken çocuklar yerdeki ipi çeker. İpe ayakları takılan Gürgen ve Azmi uçup atlı karıncanın üzerine düşerler. Gürgen atlı karıncanın üzerinde olduğunu fark edince korkudan tekrar bayılır. İstanbul Muhafızları bir görevi daha başarıyla tamamlarlar.

İstanbul Muhafızları 16. Bölüm Büyük Han

İstanbul Muhafızları 16. Bölüm Büyük Han

İstanbul Muhafızları 16. Bölüm Büyük Han - İstanbul Muhafızları kendi domateslerini yetiştirmek için çınarın dibine domates ekmeye karar verirler. Toprağı kazıp tohumları atarlar. Üzerini sulayıp yakında büyüyecek olan domatesleri için heyecanlanırlar. Onlar toprakla uğraşırken çınar bir anda sinyallerini gönderip çocukları yanına çağırır. Çınarın yanına giden çocuklar Gürgen'den bir haber var mı? diye sorarlar. Çünkü bir hafta boyunca Gürgen ortalarda görünmemiş herhangi bir yerlere saldırmamıştır. Çınar henüz bir haber yok der.

Bu sırada Gürgen atolyesinde nereye saldırsam acaba diye düşünüp durmaktadır. Bir hafta boyunca boş durdum bir yerlere saldırmalıyım deyip hafızasını yoklar. Aklına öğretmeninin bahsettiği Büyük Han gelir. Öğretmeni İstanbul için çok önemli tarihi Büyük Han'dan bahsedince Gürgen orayı gezmeye gitmiştir. Gitmişken oradaki dükkanlardan birinde işe başlamıştır. İş yeri sahibi Gürgen'i çok çalıştırıp izin vermeyince Gürgen sinirlenip orayı ortadan kaldırmaya karar verir.

Çocuklar çınara domates tarlalarından bahsedeken tehlike sireni çalmaya başlar. Bu Gürgen yeni bir saldırı hazırlığında anlamına gelmektedir. Çınar Gürgen'in Büyük Han'a doğru yola çıktığını söyler. Çocuklar zaman kaybetmeden yola koyulurlar.

Gürgen kendi icadı olan küçük boy bir dozerle Han'a doğru gider. İnsanları korkutmamak için dozeri lambalarla süslerler. Han'ın içindeki eski çalıştığı dükkanın önüne gelip dükkanla birlikte bütün Han'ı dozeriyle yıkmak ister. Bu sırada İstanbul Muhafızları da Büyük Han'a gelirler. Zeynep herzamanki gibi tabletinden araştırma yapıp bilgileri arkadaşlarıyla paylaşır. ''Büyük Han İstanbul'un en eski hanlarından biridir. Hanlar ticaret yapan kervanların konaklayıp dinlenecekleri yerlerdir. Tıpkı günümüzdeki oteller gibi. Daha sonraki zamanlarda hanlar içinde dükkanlar olan ticaret yerlerine dönüşmüştür.''Çocuklar handan gelen sesleri duyunca içeriye girip saklanırlar. Gürgen küçük dozeri ile sütunlardan birini devirir. Çocuklar onu nasıl durdurabiliriz diye düşünürken Zeynep'in aklına bir fikir gelir. Planını arkadaşlarına anlatır. Elif arkadan gizlice gelip dozerin arkasındaki benzin deposuna hortum takar. Mehmet ise hortumla bütün benzini boşaltır. Dozeri bir anda duran Gürgen önce ne olduğunu anlamaz. Benzinin bittiğini görünce suçu Azmi'ye bulur. Daha sonra iki kafadar benzin almak için oradan uzaklaşırlar. Geri geldiklerinde çocuklar onlara bir sürpriz hazırlamıştır. Çocuklar dozerin benzinini yeniden doldurup içine binerler. Gürgen onları kendi dozerinde görünce sinirlenir. Çocuklar bu dozeri artık bizim domates tarlasında kullanacağız derler. Daha sonrada Azmi ve Gürgen'i dozerin önüne katıp kovalamaya başlarlar.

İstanbul Muhafızları 15. Bölüm Vefa Lisesi

İstanbul Muhafızları 15. Bölüm Vefa Lisesi

İstanbul Muhafızları 15. Bölüm Vefa Lisesi

Gürgen Genç Mucitler yarışmasına katılmak için hazırlanmaktadır. Yarışmaya daha önce Kız Kulesi'ni küçültmek için yaptığı Ultra Mini 2015 adlı icadı ile katılmak ister. Azmi o cihazın sonu bizim için pek hayırlı olmamıştı patron der. Gürgen yine de yaptığı makineyi alıp yarışmaya katılır. Yarışmada Gürgen finale kalır fakat birinci olan kişi Vefa Lisesinden Mecit isminde bir çocuk olmuştur. Gürgen çok sinirlenip Vefa Lisesini ortadan kaldırmak ister. Zaman kaybetmeden atolyesine gidip Vefa Lisesine saldırmak için hazırlıklarına başlar. Herşey hazır olunca Azmi ile birlikte yola çıkarlar.

Bu sırada İstanbul Muhafızları çınarın gölgesinde zaman geçirirken çınar onları yanına çağırır. Çocuklar merakla çınarın yanına gidip bügünkü görevimiz nedir diye sorarlar. Çınar Gürgen bugün Vefa Lisesine saldıracak zaman kaybetmeden ona engel olun der. Bunun üzerine çocuklar da hemen yola çıkarlar.

Azmi ve Gürgen Vefa Lisesine gelirler. Etrafta hiç öğrenci olmadığından bunun sebebini öğrenmek için Gürgen Azmi'yi görevlendirir. Azmi okulda biraz dolaştıktan sonra Gürgen'e gelip bugün pazar o yüzden okul yok, içeride sadece öğretmenler var onlar da toplantı yapıyor der. Gürgen bu duruma memnun olur. Çünkü bu kez derdi binayla değil öğretmenlerledir. Hemen yeni icadını kuracak uygun bir yer aramaya başlar. Bu sırada İstanbul Muhafızları da okula gelirler. Zeynep tabletinden Vefa Lisesi hakkında bilgileri okur. ''Vefa Lisesi 1872 yılında kurulmuştur. Bir çok ünlü isim bu liseden mezun olmuştur. Bunlardan en önemlisi İsriklal Marşının yazarı Mehmet Akif Ersor'dur.'' Çocuklar zaman kaybetmeden ikişerli gruplara ayrılıp Azmi ve Gürgen'i aramaya başlar. Bulamayınca hep birlikte arka bahçeye giderler. Gürgen orada yeni icadı olan hafıza silen makinesini kurmaktadır. Bu makine çıkardığı yüksek ses sayesinde hafızayı tamamen silmektedir. Gürgen'in amacı bütün öğretmenlerin hafızasını silmektir. Herşey hazır olunca Azmi ve Gürgen kendilerini korumak için kulaklıklarını takarlar. İstanbul Muhafızları da yanlarında getirdikleri kulaklıkları takarlar. Gürgen makineyi açacağı sırada çocuklar Azmi'ye seslenirler. Azmi merak edip kulaklığını çıkarır. Bu sırada makineden gelen sesler sayesinde hafızası silinir. Gürgen hemen makineyi kapatıp Azmi'yi kendine getirmeye çalışır. Çocuklar hafızası silinen Azmi'ye sen bu okulun koruyucususun, Gürgen buraya zarar vermek istiyor derler. Çocuklara inanan Azmi Gürgen'i kovalamaya başlar. Gürgen'in planı suya düşünce çocuklar bir görevi daha tamamlayıp çınarın yanına dönerler.

İstanbul Muhafızları 14. Bölüm Adile Sultan Kasrı

İstanbul Muhafızları 14. Bölüm Adile Sultan Kasrı

İstanbul Muhafızları 14. Bölüm Adile Sultan Kasrı

İstanbul Muhafızları bütün çocukların severek oynadığı bir oyun olan 'yağ satarım bal satarım' oynarken çınar sinyalini gönderip onları yanına çağırır. Çocuklar merakla çınarın yanına gidip yeni görevlerini sorarlar. Çınar Gürgen'in yine bir şeylerin peşinde olduğunu bununla ilgili sinyaller aldığını söyler.

Bu sırada Gürgen harıl harıl yeni planı üzerinde çalışmaktadır. Yardımcısı Azmi bugün nereye saldıracağız diye sorar. Gürgen Adile Sultan Kasrı diye cevap verir. Hava çok güzel olduğu için Azmi bugün biryerlere saldırmak yerine piknik yapmak istemektedir. Zaten çok gergin olan Gürgen iyice sinirlenir. Adile Sultan Kasrı'na saldırmak için özel bir nedeni vardır ve onu Azmi'ye anlatır. '' Okulun son günü Gürgen karnesini almıştır. Diğer dersleri iyi olan Gürgen'in sadece tarih dersi zayıftır. Bu da onun canını sıkar. Öğretmeni ertesi gün bütün sınıfı Adile Sultan Sarayına yemeğe davet eder. Yeme içme sınırsız ve ücretsizdir. Ertesi gün Gürgen Adile Sultan Sarayı yerine yanlışlıkla Adile Sultan Kasrı'na gider. Bedava diye ne varsa yer içer. Sonrasında kabarık bir hesap gelir. Gürgen yanlış yere geldiğini fark eder fakat iş işten geçmiştir. O an çok sinirlenip Adile Sultan Kasrı'na zarar vermeyi kafasına koyar'' Zaman kaybetmeden Azmi'yi dinamit lokumu almaya gönderir.

Çınar çocuklara Gürgen'in Adile Sultan Kasrı'na saldırmak üzere olduğunu söyler. Bir çok insanın Adile Sultan Kasrı ile Adile Sultan Sarayı'nın aynı yer olduğunu düşündüğünü söyler. Zeynep tabletten bu yer ile ilgili bilgiler okumak ister fakat tabletini evde unuttuğunu farkeder. Arkadaşlarına eve gidip hemen tableti getireceğini söyler. Zeynep koşa koşa eve giderken yolda Azmi'yi görür. Ona ne aradığını sorar. Azmi dinamit lokumu arıyorum ama bir türlü bulamadım der. Zeynep Gürgen'in planını anlayıp sen burada bekle ben sana yardım ederim deyip arkadaşlarının yanına döner. Onlara Gürgen'in planını anlatır. İstanbul Muhafızları Azmi'ye dinamit görünümlü gerçek lokum verip gönderirler. Azmi Gürgen'in yanına gider. Tüm hazırlıklarını yapıp Saldıracakları yere giderler. Adile Sultan Kasrı'na gelir gelmez dinamitleri duvarlara yerleştirirler. Birilerinin geldiğini duyunca yanlarında getirdikleri bal peteğini üzerlerine sürüp bal mumu heykel gibi dikilirler. Bu sırada çocuklar da Adile Sultan Kasrı'na gelirler. Zeynep burası hakkında bilgiler verir. ''Adile Sultan Kasrı 1853 yılında Sultan Abdülaziz tarafından kızı Adile Sultan için yaptırılmıştır. Ünlü Hababam Sınıfı filmleri burada çekilmiştir. Alt katında ise Hababam Sınıfı müzesi bulunmaktadır.''Üst kattaki büyük salona gittiklerinde Azmi ve Gürgen'i bal mumu heykeli olarak görüp durumu anlarlar. Zeynep gidip camı açar. Balın kokusunu alan bir grup arı gelip Azmi ve Gürgen'i kovalamaya başlar. Can havliyle kaçan iki haydut bahçeye çıkar. İyice sinirlenen Gürgen elindeki uzaktan kumanda ile dinamitleri patlatmaya karar verir. Kumandanın düğmesine basar fakat hiçbir şey olmaz. Gürgen neden patlamadı diye düşünürken İstanbul Muhafızları dinamit şeklindeki gerçek lokumları yiyerek gelirler. Gürgen onların dinamit olmadığını görünce Azmi'ye çok kızar. Çocuklar bir görevi daha başarıyla tamamlamanın mutluluğunu yaşar. 

İstanbul Muhafızları 13. Bölüm Topkapı Sarayı 2

İstanbul Muhafızları 13. Bölüm Topkapı Sarayı 2

İstanbul Muhafızları 13. Bölüm Topkapı Sarayı 2

Güzel İstanbul'u kötülüklerden korumakla görevli dört arkadaş Elif, Zeynep, Ali ve Mehmet çınarın gölgesinde kör ebe oynarken çınar sinyal gönderip onları yanına çağırır. Çocuklar yeni görevlerini merak ederek çınarın yanına giderler. Çınar çocuklara Gürgen'in haddini aştığını bu sefer Topkapı Sarayına yerleşmeye karar verdiğini söyler. Onu bir an önce durdurmalısınız der. Çocuklar Gürgen'in yine Topkapı Sarayına saldıracağını duyunca çok sinirlenirler.

Bu sırada Gürgen taşınmak için hazırlıklarını yapmaktadır. Azmi nereye taşındıklarını sorar. Gürgen Topkapı Sarayına taşınıyoruz deyip sebebini anlatır. ''Geçen gün okulda Gürgen yine dersi dinlemediği sırada öğretmen onu farkeder. Derse ilgisi artsın diye ona 'Aslan yattığı yerden belli olur' konulu bir kompozisyon ödevi verir. Gürgen bu ata sözünün anlamını bilmez ve Hasan'a sorar. Hasan kişiyi yaşadığı yer yansıtır, onun nasıl birisi olduğunu anlatır diye cevap verir. Bunu duyan Gürgen şanına en yaraşır yerin Topkapı Sarayı olduğunu düşünüp oraya yerleşmeye karar verir.'' İstanbul Muhafızlarının engel olmak isteyeceğinden emin olan Gürgen bunun için de geçici körlüğe neden olan bir fotoğraf makinesi icat eder.

Gürgen ve Azmi zaman kaybetmeden eşyaları kamyonete yükleyip yola çıkarlar. Saraya vardıklarında Gürgen kendini padişah gibi hissedip Azmi'ye emirler yağdırır. Zavallı Azmi bütün eşyaları tek başına saraya taşır. Bu sırada İstanbul Muhafızları da Topkapı Sarayına gelirler. Saray o kadar büyüktür ki Gürgen'i bulmak için ikiye ayrılırlar. Elif ve Mehmet sarayın mutfak kısmına gittiklerinde gördükleri karşısında gülmekten kendilerini alamazlar. Çünkü Gürgen sarayın eşyalarını kutulara kaldırmış yerine kendi eşyaları ile mutfak yapmıştır. Çocuklar hemen kolları sıvayıp mutfağı eski haline getirirler. Bu sırada Ali ve Zeynep sarayın odalarında Gürgen'i ararken Gürgen'in odayı yatak odası haline getirdiğini görürler. Arkalarını döndüklerinde Azmi ile karşılaşırlar. Azmi elindeki fotoğraf makinesi ile çocukların gözlerini on dakikalığına görmez eder. Ellerini bağlayıp onları Gürgen'e götürür. Zeynep ve Ali arkadaşlarının kendilerini kurtarmaya geleceğini bilmektedir. Çok geçmeden Mehmet ve Ali de gelirler. Arkadaşlarımızı hemen serbest bırak derler. Gürgen elindeki makinenin düğmesine basıp onları da görmez eder. Körebe oyununda çok iyi olan Elif konsantre olup Gürgen'in elindeki makineye bir tekme atıp yere düşürür. Gürgen ve Azmi makineyi almak için eğildiklerinde elleri bağlı olan Ali ayağı ile düğmeye basar. Flaşın patlaması ile Azmi ve Gürgen geçici olarak kör olurlar. Bir süre sonra görmeye başlayan çocuklar Azmi ve Gürgen'i bağlayıp eşyaları ile saraydan çıkarırlar. Bir görevi daha başarıyla tamamlayıp çınarın yanına dönerler.